Polis Hangi Numarayla Arar?
Bir gün, Kayseri’nin o tipik karanlık akşamlarından biriydi. Havanın soğukluğuna rağmen, içimdeki kaygı sıcak bir rüzgar gibi hissediliyordu. Saatler ilerledikçe bir şeyler doğru gitmiyordu ve ben de bunu çok iyi hissediyordum. İçimdeki huzursuzluk, her geçen dakika biraz daha arttı. O an, bir telefonun hayatımı nasıl değiştirebileceğini düşünmeden edemedim. Telefonda ne olacağı, ne hissettiğim, nasıl bir sonuçla karşılaşacağım… Tüm bunlar düşüncelerimi sarhoş etmişti.
Bir Telefon, Bin Düşünce
Beni kimse aramazdı, genelde ben arardım. Ama o gün telefonum çaldığında, içimde tuhaf bir korku vardı. Gözlerimi kısıp telefon ekranına baktım. “Polis” yazıyordu. O an ne yapacağımı bilmedim. Ellerim titremeye başlamıştı. Polis? Telefonun ucundaki kişi bana ne söyleyecekti? Zihnimde binbir soru… “Polis hangi numarayla arar?” diye geçirdi içimden. Aklım karışıktı, düşüncelerim birbirini kovalıyordu.
Elimden geleni yapıp ekranı okudum. Türkiye’deki acil numara 155’ti. Ama bu numara gerçekten doğru muydu? Aradıklarında bana ne söyleyeceklerdi? O kadar kaygılıydım ki, telefonun tuşlarını zorla aradım. Ama bir türlü doğruyu bulamadım. Acaba numarayı yanlış mı yazdım?
Telefonun Ardındaki Ses
Sonunda telefonumun ekranına dokundum ve sesi açtım. “Alo?” dedim, sesim titrek ve kasvetliydi. O kadar korkmuştum ki, kelimelerim boğazımda düğümlenmişti.
“İyi akşamlar, Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü’nden arıyoruz. Sizi bilgilendirmek istedik, lütfen sakin olun.” Bu sözler, her şeyi biraz daha karmaşık hale getirdi. İçimde bir rahatlama var gibi görünüyordu ama aynı zamanda bir huzursuzluk… Neden aramışlardı? Ne olmuştu?
Duyduğum ses, polis olduğunu söyledi. Telefonun ucundaki kişi, adımı ve adresimi tekrar etti. Aniden “Acaba başım mı belada?” diye düşündüm. İnsan bir anda ne olup bittiğini anlayamıyor. Sanki yaşamının bazı anları, hiç beklemediğin bir biçimde sana doğru ilerliyormuş gibi hissediyorsun. Bütün o kalp çarpıntıları, derin nefesler, tek bir cümlede buluşuyor. “Hadi bakalım, burada ne oluyor?”
Kaygı ve Umut Arasında
Telefonla konuşmaya devam ettikçe, içinde bulunduğum durum biraz daha netleşmeye başladı. O kadar çok kaygı vardı ki, sakinleşmek bir hayli zordu. İçimden bir ses, “Endişelenme, belki de sadece rutin bir kontrol için arıyorlardır.” dedi. Ama diğer ses, “Hayır, bir şeyler ters gidiyor. Polis seni bulmaya çalışıyor olabilir.” diyordu.
Beni arayan kişi, annem hakkında bilgi almak istiyordu. Çünkü birkaç gün önce başvurmuş olduğumuz bir durumdan ötürü polis, durumu kontrol ediyordu. Gözlerimden yaşlar süzüldü. Ne yapacağımı, nereye gideceğimi, nasıl hissedeceğimi düşündüm. O an, polis numarasının neden bu kadar kritik olduğunu ve aslında gerçekte polis hangi numarayla arar sorusunun cevabının hayatta bazen ne kadar önem taşıdığını fark ettim.
Bir anda gözlerim yaşla dolmuştu. Herkesin başına gelebilecek bir şeydi, ama insan, kendisiyle ilgili bir sorun olunca başka türlü hissediyor. Gözlerimden süzülen yaşlar, bir yandan sakinleşmemi sağlarken, bir yandan da aklımdan geçen her şeyin bu kadar derin olamayacağını düşündürdü.
Bir Telefonun Gücü
Bütün bu yaşadıklarım, bana tek bir şey öğretti: telefonun ucundaki kişinin kim olduğuna bakmaksızın, bazen hayatın gerçekten değişebileceğini, bir arama, bir mesaj ya da bir haberin her şeyi alt üst edebileceğini bilmek zorundayız. Polis hangi numarayla arar? Belki de çok basit bir soru, ama o numarayı duyduğunda aldığın tepki her şeyin önündedir. O numara hayatını aniden değiştirebilir ya da seni bir noktada yeniden toparlayabilir.
İçimdeki korku, yavaşça umutla yer değiştirmeye başladı. Polis, annemin durumu hakkında sadece bilgi almak istemişti. Ama o aramanın her saniyesi bana bir şey öğrettim. Hayat, bazen kaybolmuş gibi hissediyor olabilir. Ama önemli olan, nasıl ayakta kalıp, nasıl yeniden umutla devam edebileceğimizdir.
Sonunda, telefonun sesi bitti. Ama o sesin, o numaranın ardında kalacak bir iz bıraktığını fark ettim. Gerçekten de, insan bir telefonla hayatının ne kadar değişebileceğini hissedebiliyormuş.