Isı Işıma ile Yayıldığında Ne Olur?
Kayseri’nin soğuk, gri sabahlarından birinde, duvarda saat 7:00’yi gösteriyordu. Şehrin üzerinde ince ince yağan karın sesini duyabiliyordum. Pencerenin kenarına yapışmış buğulu camda, kar taneleri birbirine çarparak kayboluyordu. O anda, içimi ısıtmak için elimde tuttuğum fincandaki sıcak çayın buharını izlerken bir düşünce beliriverdi kafamda: Isı, ışıma yoluyla yayılırsa ne olur? İşte o an bir şeyler değişti. Hem çevremde hem de içinde bulunduğum duyguların içinde.
O gün her şeyin garip bir şekilde “yayıldığı” bir gündü. Kayseri’nin karlı sokaklarında yürürken, her adımda soğuk toprağın üzerindeki kristallerin arasından sıyrılan hafif bir sıcaklık dalgası gibi hissediyordum. Sıcaklık, bir yeri ısıttığı zaman sadece o yerin sıcak olmadığını, tüm çevresinin de etkilendiğini fark ettim. İşte ışıma böyle bir şeydi. Tıpkı insanların duyguları gibi.
Isının Yayıldığı Yerde Bir Şeyler Değişir
Bazen, bir gün tüm duyguların senin etrafında toplanır ve yayılmaya başlar. Ve her şey birden daha parlak, daha belirgin hale gelir. O gün de böyle bir gündü işte. Şehre ilk kar düştüğünde içimdeki boşluk, soğuk rüzgarla birlikte genişliyordu. Ancak bir şey vardı, bir şey hissettiriyordu bana: her şeyin, bu soğuk havada, karla birlikte değişebileceği. Bir ısı kaynağının ışıma yoluyla yayılması gibi, bu değişiklik de zamanla büyüyecek, çevremi saracak ve sonunda beni de etkileyecekti.
Sokak lambaları, karla örtülen yollar ve adımlarımın sesleri… O an hepsi birbirine karıştı, hepsi birbirini etkiliyordu. Kar taneleri, birbirine çarpıp dağılırken, içimdeki bir şey de dağılmaya başladı. Birçok kez içimi ısıtmaya çalışan duygularım, karşımda yıllardır izlediğim o bir yüzün sıcaklığında kayboluyordu. Bu, bir çayın buharının yayılmasındaki gibi, duyguların da yayılması gibiydi. Hani birinden sıcak bir bakış alırsın ve birden, etrafındaki her şey daha parlak, daha sıcak olur. Ya da birinin seni anlaması, sana dokunmasıyla senin dünyan bir anda değişir. Bu, ısı ışımayla yayılan bir duygu gibidir.
Bir An İçin Bütün Sıcaklık Bize Aittir
Bir gün, birisi sana sıcak bir gülümseme verir, belki bir selam bile… Bunu fark ettiğinde, içinde bir şeyler kıpırdamaya başlar. Her şeyin en soğuk olduğu, en kasvetli anlarda bile, insanlar birbirine ısı yayar. Bu, aslında bir güçtür. Isı, ışımayla yayılmaya başladığında, bir bakarsınız o küçük etki, kaybolduğu o anda, geniş bir alanı ısıtıyor. İnsanların hissettiklerinin, söylediklerinin, yaptıklarının etrafında bir alan yaratması gibi. O alan bir şekilde büyür, tıpkı bir çayın buharı gibi.
O gün, sabahın soğuk ve gri havasında, insanların birbirine yaydığı sıcaklıkları hissettim. Kayseri’nin havası kadar soğuk olabilirdik ama insanların arasında bir yerlerde hep bir sıcaklık vardı. Birinin gözlerindeki o pırıltı, belki de bir selamın samimiyeti, her şeyin farklı olmasına sebep oluyordu.
Bazen, bir insanın sana verdiği küçük bir değer bile etrafını ısıtmaya yetiyor. Karşımdaki kişinin bana söylediği birkaç kelime, ışıma gibi yayıldı içimde. Hani bazen bir sohbetin, bir anın seni değiştireceği gibi… O anı sana veren kişi aslında bir şekilde etrafındaki tüm dünyayı da etkiliyor. Isı, bir anın içinde yayıldığında, senin dünyanda her şeyin anlamı bir anda büyür.
Beni Isıtan Yalnızlık ve O Anın Sessizliği
Ama… İçimi ısıtan bu düşünceler, sonrasında acı bir şekilde kayboldu. Kayseri’nin karlı sokaklarında yalnız yürürken, birden bu sıcaklık bir daha kayboldu. Ne kadar yayılmasını beklesem de, sanki ışıma hızla tükeniyordu. Kendimi yalnız hissediyordum. Yalnızlık, bazen her şeyin ışımasını engelleyen bir şeydi. Ama yine de, yalnızken de bir ışıma vardı. Sadece, o ışığın dışarıdan değil, içimden gelmesi gerekiyordu. Isı, dışarıdan yayıldığında bir etki yaratıyordu ama bazen, içeride bir sıcaklık yaratmak gerekiyordu.
Her şeyin soğuduğu, donduğu o anlarda, insanın kendisini içsel olarak ısıtması gerekiyordu. Tıpkı bir çayın buharının bir süre sonra etrafındaki havaya karışması gibi, duygular da insanın içindeki boşluğu ısıtmalıydı. O an, yalnız olsam da, içimdeki sıcaklıkla birlikte, dışarıdaki soğukla baş etmeye başladım. Isı bir yerde biter, ama onun yayılma gücü her zaman olur. Ve belki de asıl olan bu yayılma gücünü hissedebilmekti.
Sonuçta Her Şey Birbirine Dokunur
Bazen, bir an gelir, bir şeyin anlamını tam olarak kavrayamazsın. Ama zamanla fark edersin ki, bir insanın sana verdiği küçük bir sıcaklık bile her şeyin anlamını değiştirebilir. Isı, ışınsal bir şekilde yayıldığında, önce bir yerde olur, sonra bir şekilde her yere yayılır. Tıpkı birinin sana dokunduğu anın sıcaklığının seni etkileyip tüm ruhunu sardığı gibi.
Kayseri’nin soğuk, karla kaplanmış sokakları arasında, o sabah, bir çayın sıcaklığının etrafımdaki havayı ısıttığını, duyguların da tıpkı ışıma gibi yayıldığını fark ettim. Belki de tek yapmam gereken, bu ışıma gücünü içimde bulup çevreme yaymaktı. Çünkü sıcaklık, bir şekilde yayıldığında etrafındaki her şey değişir. Tıpkı insanlar gibi.