Üzüm cinsleri nelerdir? Kayseri’de Başlayan Bir Yolculuğun Hikâyesi
Kayseri’de büyüyen biri için üzüm sadece bir meyve değildir. Evin avlusunda asmanın gölgesi varsa yaz biraz daha katlanılır olur, kışın ise o asmanın kurumuş dalları bile bir hatıra gibi durur. Benim çocukluğumda üzüm, sofraya gelen bir tabaktan çok daha fazlasıydı; dedemin sessizliğini, annemin telaşını, mahalledeki çocukların birbirine karışan sesini taşıyan bir şeydi.
O yaz, her şey biraz daha farklıydı. Üniversite bitmişti, şehirde kalmaya karar vermiştim ama içimde garip bir boşluk vardı. Günlüklerime yazdığım cümleler bile yarım kalıyordu. Bir gün Kayseri pazarında dolaşırken bir tezgahta farklı farklı üzüm türleri gördüm. O an ilk kez “Üzüm cinsleri nelerdir?” sorusu sadece bir merak değil, bir arayış gibi hissettirdi.
Üzüm cinsleri nelerdir? Pazarda Başlayan Sessiz Bir Karşılaşma
Pazarda o sabah hava serindi. Tezgahta yan yana dizilmiş üzüm salkımları sanki farklı hayatları temsil ediyordu. Bir tarafta koyu mor, neredeyse siyaha çalan Öküzgözü üzümleri vardı. Diğer tarafta açık yeşil Sultaniye üzümleri güneş ışığını içine çekmiş gibi parlıyordu.
Tezgahtaki kadın bana bakıp “Hangisini istersin?” dediğinde aslında sadece üzüm seçmiyordum. Hayatımın hangi tarafına daha yakın olduğumu seçmeye çalışıyordum.
Öküzgözü ağırdı, derindi, sanki biraz acı bir hikâye taşıyordu. Boğazkere yanına konmuştu; adı bile sertti, tadı gibi. Sultaniye ise hafifti, neredeyse çocukluğumun yaz günleri gibi.
O an içimde garip bir hayal kırıklığı hissettim. Çünkü bazı şeyleri seçmek zorunda olduğumu fark etmek istemiyordum. Ama hayat seçtiriyordu.
Üzüm cinsleri nelerdir? Öküzgözü ve Boğazkere’nin ağırlığı
Dedem Malatya kökenliydi. Küçükken onun anlattığı hikâyelerde Öküzgözü üzümü hep önemli bir yer tutardı. “Rengi koyudur ama içi doludur” derdi. O zamanlar anlamazdım.
Şimdi düşünüyorum da Öküzgözü üzümü gibi insanlar vardı hayatımda. Sessiz ama derin. Biraz içine kapanık ama bıraktığı iz uzun süre silinmeyen.
Boğazkere ise farklıydı. Adı bile insanı hazırlıksız yakalıyordu. Gerçekten de güçlü bir karakteri vardı. Tadında hafif bir sertlik, hatta bazen insanı zorlayan bir yön bulunuyordu.
Pazarda o iki üzümün yan yana durması bana hayatın da böyle olduğunu hatırlattı. Yumuşak olanlar var, sert olanlar var. Ve biz bazen ikisinin arasında sıkışıyoruz.
O gün eve döndüğümde kendimi boşlukta hissettim. Günlüğüme sadece şunu yazmıştım: “Bazı tatlar insanın içini değiştiriyor.”
Üzüm cinsleri nelerdir? Sultaniye’nin hafifliği ve çocukluğa dönüş
Sultaniye üzümünü ilk ısırdığımda çocukluğuma döndüm. Kayseri’nin sıcak yaz günlerinde annemin buz gibi suyla birlikte verdiği küçük tabaklar geldi aklıma.
Sultaniye üzümü çekirdeksizdi. Bu bile başlı başına bir huzurdu. Hayatta fazla düşünmeden yaşanan anları temsil ediyordu. O anları özlediğimi fark ettim ve bu özlem içimi acıttı.
Bir süre pazarda oturup sadece insanları izledim. Kimisi hızlıca alıp gidiyordu, kimisi uzun uzun inceliyordu. Herkesin üzümle kurduğu ilişki bile farklıydı. Bu bana insanların hayata bakışının ne kadar değişken olduğunu gösterdi.
O gün hissettiğim şey netti: huzur eksikliği.
Üzüm cinsleri nelerdir? Razaki ve iri taneli hatıralar
Tezgahta dikkatimi çeken bir diğer tür Razaki üzümüydü. İri taneleri vardı, sanki “ben buradayım” diyordu. Diğer üzümlerden farklı olarak daha gösterişliydi.
Razaki üzümünü ilk kez üniversitede bir arkadaşımın evinde görmüştüm. O gün kalabalık bir sofrada herkes gülüyordu ama ben biraz dışarıda kalmıştım. Razaki üzümünü elime aldığımda kendimi o sofraya ait hissetmemiştim.
Şimdi geriye dönüp baktığımda o hissin adı yalnızlıkmış. Ama o zamanlar bunu söyleyemiyordum.
Razaki üzümü bana hep şunu hatırlatıyor: bazı şeyler dışarıdan güçlü görünür ama içinde farklı bir denge taşır.
Üzüm cinsleri nelerdir? Çavuş üzümünün kırılgan mutluluğu
Çavuş üzümü, Kayseri’de özellikle yaz sonlarına doğru pazarlarda daha sık görülürdü. Kokusu belirgindir, tadı hafiftir ama bir o kadar da etkileyicidir.
Çavuş üzümünü yerken hissettiğim şey genelde mutluluk olurdu. Ama bu mutluluk biraz kırılgandı. Sanki hemen bitecekmiş gibi.
Bir gün annemle pazardan Çavuş üzümü alıp eve dönerken konuşmamız hâlâ aklımda. Hiçbir şeyden bahsetmiyorduk aslında ama her şeyden bahsediyorduk.
O an fark ettim ki bazı üzüm cinsleri sadece meyve değil, zamanın kendisini taşıyor.
Üzüm cinsleri nelerdir? Cardinal ve Red Globe ile değişen dünya
Daha modern pazarlara doğru gittikçe Cardinal ve Red Globe gibi üzüm çeşitleriyle karşılaştım. Bunlar biraz daha farklıydı. Daha büyük, daha parlak, daha “dünya pazarı” hissi veren türlerdi.
Cardinal üzümünü ilk gördüğümde şaşırmıştım. Rengi neredeyse pembe-kırmızı arasıydı. Red Globe ise adından da anlaşılacağı gibi büyük ve yuvarlaktı.
Bu üzümler bana üniversitede ekonomi derslerinde konuştuğumuz globalleşmeyi hatırlattı. Her şeyin daha standart, daha ulaşılabilir ama bir o kadar da karakterinden uzaklaştığı bir dünya.
Bir gün arkadaşım “artık her şey aynı tatta” demişti. O cümle o zaman basit gelmişti ama şimdi daha anlamlı.
Üzüm cinsleri nelerdir? İçimde büyüyen farkındalık
O gün pazardan döndükten sonra uzun süre hiçbir şey yapmadım. Sadece oturdum ve düşündüm. Üzüm cinsleri nelerdir? sorusu artık bir bilgi sorusu değildi. Bir yaşam sorusuna dönüşmüştü.
Öküzgözü bana derinliği hatırlatıyordu. Boğazkere dayanıklılığı. Sultaniye huzuru. Razaki yalnızlığı. Çavuş kırılgan mutluluğu. Cardinal ve Red Globe ise değişen dünyayı.
Hepsi bir aradaydı aslında. Tıpkı insanlar gibi.
Üzüm cinsleri nelerdir? Günlüklerime düşen son satırlar
O akşam günlüğümü açtım. Uzun zamandır ilk kez bir şeyler yazmak istedim.
“Her üzüm farklı bir hikâye taşıyor. Ve ben her hikâyede kendimden bir parça buluyorum.”
Bu cümleyi yazarken içimdeki hayal kırıklığı biraz azalmıştı. Yerine yavaş yavaş bir kabul duygusu geliyordu.
Hayatın tek bir tat olmadığını, tek bir seçimle açıklanamayacağını o gün daha net anladım.
Üzüm cinsleri nelerdir? Son bir bakış
Bugün hâlâ Kayseri pazarına gittiğimde o tezgâhı ararım. Üzümlere bakarım. Her biri bana farklı bir anı hatırlatır.
Belki de insanın kendi iç yolculuğu böyle bir şeydir. Farklı tatları tanıdıkça kendini daha iyi anlamak.
Ve belki de en önemli cevap şudur: Üzüm cinsleri nelerdir? sorusu, sadece meyveleri değil, insanın kendi iç dünyasını da anlatır.